Caferi mezhebinde namazın kılınışı (Resimli)

Dinin ana direği namazdır...
Kullanıcı avatarı
MERDAN
Mesajlar: 956
Kayıt: 01 May 2007, 22:14

Caferi mezhebinde namazın kılınışı (Resimli)

Mesaj gönderen MERDAN »

Ezan

Ezan, Müslümanların tevhidî sloganıdır.

Ezan, Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in elçiliğine şehadet etmektir.

Ezan, namaz vaktinin girdiğini ilân etmektir.

Şafak sökerken, öğle ve ikindi vakti, akşamın ilk vaktinde hava kararırken bütün İslâm beldelerinde ezan, ruhu okşayan ahengiyle herkese "Namaz vakti girdi" diye ilân etmektedir.

Günlük namazlardan önce ezan okunması önemle vurgulanan bir müstehaptır.

Ezan şöyle okunur:

Dört defa: "Ellahu ekber"
İki defa: "Eşhedu en lâ ilâhe illellâh"
İki defa: "Eşhedu enne Muhemmeden resûlullâh"
İki defa: "Eşhedu enne ‘Aliyyen veliyyullâh"
İki defa: "Heyye ‘eles-selâh"
İki defa: "Heyye ‘elel-felâh"
İki defa: "Heyye ‘elâ heyr-il ‘emel"
İki defa: "Ellahu ekber"
İki defa: "La ilâhe illellâh."

Anlamı:

Allah nitelendirilemeyecek derecede büyüktür.
Şehadet ederim ki, Allah'tan başka tapılmaya layık bir ilâh yoktur.
Şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (Allah ona ve Ehlibeyti'ne rahmet etsin) Allah tarafından gönderilmiş peygamber ve elçidir.
Şehadet ederim ki, Hz. Ali (ona selâm olsun) Allah'ın velisidir.
Namaza koş.
Kurtuluşa koş.
En hayırlı amel olan namaza koş.
Allah nitelendirilemeyecek derecede büyüktür.
Allah'tan başka ibadete layık bir ilâh yoktur.

İkamet

Ezandan sonra, namaza başlamadan önce ikâmetin okunması da önemle vurgulanan bir müstehaptır.

İkâmet şöyle okunur:

İki defa: "Ellahu ekber"
İki defa: "Eşhedu en la ilâhe illellâh"
İki defa: "Eşhedu enne Muhemmeden resûlullah"
İki defa: "Eşhedu enne Aliyyen veliyyullâh"
İki defa: "Heyye ‘eles-selâh"
İki defa: "Heyye ‘elel-felâh"
İki defa: "Heyye ‘elâ heyr-il ‘emel"
İki defa: "Ked kâmet-is selâh"
İki defa: "Ellahu ekber"
Bir defa: "La ilâhe illellâh."

Anlamı:

Allah nitelendirilemeyecek derecede büyüktür.
Şehadet ederim ki, Allah'tan başka tapılmaya layık bir ilâh yoktur.
Şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (Allah ona ve Ehlibeyti'ne rahmet etsin) Allah tarafından gönderilmiş peygamber ve elçidir.
Şehadet ederim ki, Hz. Ali (ona selâm olsun) Allah'ın velisidir.
Namaza koş.
Kurtuluşa koş.
En hayırlı amel olan namaza koş.
Namaz başlamak üzeredir.
Allah nitelendirilemeyecek derecede büyüktür.
Allah'tan başka ibadete layık bir ilâh yoktur.

CAFERİ MEZHEBİNE GÖRE NAMAZ NASIL KILINIR ?
[ RESİMLERLE ANLATIM ]


Birinci Rekat :

Namazın birinci rekâtı şunlardan ibarettir:

1- Tekbiret-ul İhram (iftitah tekbiri, yani namaza başlarken "Ellah-u Ekber" demek).
2- Kıraat (Fatiha ve herhangi bir sureyi tam olarak okumak).
3- Rükû ve zikri.
4- İki secde ve zikri.

1-TEKBİR

Namaza, "Ellah-u Ekber" söylenerek başlanır. Namaza başlarken "Ellah-u Ekber" söylemek, Allah'tan başka her şeyden koparak Allah'a yönelmek anlamındadır.

"Allah-u Ekber", Allah'ın yüce olduğunu ilân etmek ve Allah dışındaki diğer bütün yalancı güçlerden uzak durmak demektir. Bu tekbirle namaza girilir ve bazı işleri yapmak insana haram olur.

Resim


Namaza başlarken hangi namazı kıldığımızın, örneğin öğle namazı mı, ikindi namazı mı kıldığımızın farkında olmamız gerekir ve onu sadece yüce Allah’'ın emrini yerine getirmek amacıyla kılmalıyız. İşte namazın asıl parçalarından sayılan bu amele "niyet" denir. Niyet ettikten sonra daha sonra açıklanacak olan namazı bozan şeylerden sakınmak gerekir.

Tekbir getirirken elleri kulak hizasına kadar kaldırmak müstehaptır.

2- KIRAAT

"Allah-u Ekber" söylenerek namaza başlandıktan sonra ilk önce Fatiha suresi okunur:

Fatiha suresi

Bismillahirrahmanirrahîm

1- Elhemdu lillâhi rabb-il ‘âlemîn
2- Er-rahman-ir rahîm
3- Mâliki yevm-id dîn
4- İyyâke ne‘'budu ve iyyâke neste‘în
5- İhdines-sirât-el mustakîm
6- Siratellezîne en'‘emte ‘aleyhim
7- Ğayr-il meğzûbi ‘eleyhim velezzâllîn.


Anlamı:

Dünyada mümin ve kâfire, ahirette ise yalnızca mümine merhamet eden Allah'ın adıyla başlıyorum.

Övgü, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

Allah, dünyada mümin ve kâfire, ahirette ise yalnızca mümine merhamet eder.

Allah cezâ ve mükâfat günü olan kıyametin sahibi ve sultanıdır.

Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

Bizi doğru yola hidayet et.

Nimet verdiğin kimselerin yoluna; (onlar) ki ne kendilerine gazap edilmiştir ve ne de sapmışlardır.


İhlas suresi

Fatiha suresi okunduktan sonra Kur'an-ı Kerim'in herhangi bir suresi tam olarak okunmalıdır. Örneğin, İhlas suresi okunabilir:

Bismillahirrahmanirrahîm (Dünyada mümin ve kâfire, ahirette ise yalnızca mümine merhamet eden Allah'ın adıyla başlıyorum.)

Kul huvallahu ehed (Ey Muhammed! De ki: O Allah tektir.
Allah-us Samed (Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, her şey O'na muhtaçtır.)
Lem yelid ve lem yûled (O doğurmamıştır ve doğmamıştır.)
Ve lem yekun lehu kufuven ehed. (Yaratıklarından hiçbir kimse O'nun dengi değildir.)


Kıraat (okuma) ile ilgili birkaç hüküm

1- Erkekler sabah, akşam ve yatsı namazlarında, birinci ve ikinci rekâtta Fatiha ve sureyi sesli, öğle ve ikindi namazında ise sessiz okumalıdırlar. Ama kadınlar sesli kılınması gereken yerleri sessiz okuyabilirler.

Resim

Kıraat Halinde eller yana salınır


2- Namazın birinci ve ikinci rekâtında Fatiha suresi ve peşinden herhangi bir sure tam olarak okunmalıdır. Üçüncü ve dördüncü rekâtta ise Fatiha suresi okunabileceği gibi tesbihat-ı erbaa da okunabilir.

3- Namazda kasıtlı olarak sesli okunması gereken yerleri sessiz ve sessiz okunması gereken yerleri sesli okumak câiz değildir. Ancak yanlışlıkla okunursa, sakıncası yoktur.

4- Tesbihat-ı erbaa ve tesbihat-ı erbaa'nın yerine okunan ve yine ihtiyat namazında okunan Fatiha suresi sessiz okunmalıdır.

5- Sessiz okunması gereken namazlarda birinci ve ikinci rekâtta "besmele"yi sesli okumak müstehaptır

3- RÜKU

Kıraattan sonra insanın, elleri diz kapaklarına değecek kadar eğilmesi ve en az bir defa:

"Subhane rebbiyel ‘ezîmi ve bi-hemdih"[1]

Veya en az üç defa "Subhanellah"[2] demesi gerekir.

[1]- Yüce Rabb'im her türlü eksiklikten münezzehtir ve O'na hamd ederim.

[2]- Allah münezzehtir.


Rükûyla ilgili birkaç hüküm

1- Rükû zikri okunurken beden hareketsiz olmalı.

2- Namazın her rekâtında sadece bir rükû yapılır.

3- Kadınların rükûda ellerini dizlerden yukarı koyması ve dizleri geri çekmemesi müstehaptır

Resim

Rüku zikri okunurken


4- SECDE
Daha sonra rükûdan tamamen doğrularak secdeye gidilir ve bedenin yedi organı (alın, iki elin içi, iki diz kapakları, iki ayağın baş parmakları) yere bırakılarak en az bir defa:

"Subhane rebbiyel e‘'lâ ve bi-hemdih"[1]

Veya en az üç defa "Subhanellah"[2] denir. İkinci secdenin bitişiyle namazın birinci rekâtı da bitmiş olur.

Secdeyle İlgili Birkaç Hüküm

1- Namazın her rekatında iki secde yapılır.

2- Birinci secdeden sonra tam olarak oturulur ve sonra ikinci secdeye gidilir.

3- Secde edilen yerle ayakların bırakıldığı yer bir hizada olmalıdır. Ancak biri diğerinden dört bitişik parmağı geçmeyecek miktarda yüksek veya alçak olursa, sakıncası yoktur.

4- Secde hâlinde vücut istikrar bulmalıdır.

Üzerine Secde Edilen Şeyin Şartları

1- Üzerine secde edilen şey; toprak, taş, çakıl gibi yer denebilecek veya yerden üreyip de yenilmeyecek ve giyilmeyecek bitkilerden olmalıdır.

2- Üzerine secde edilen şey pâk olmalıdır.

3- Üzerine secde edilen şey sabit olmalıdır.

Secdeyle ilgili birkaç nokta

1- Genellikle Caferiler arasında yaygın olan namaz mühürü, gerçekte namaz kılan kişinin namaz kılarken alnını bırakmak için yanında taşıdığı temiz topraktır.

2- Namazda secdeye giderken başı, insanlardan en üstününün İslâm dini uğrunda cihat ve şehadetini anımsatan İmam Hüseyin'in (ona selâm olsun) mezarının türbetine bırakmak daha iyidir.

3- Allah'tan başkası için secde yapmak haramdır. Çünkü secde insanın ibadet ve kulluk hâlidir; ibadet ve kulluk ise sadece Allah'a yapılır.

Resim

Secde zikri okunurken

[1]- Her şeyden yüce olan Rabbim münezzehtir ve O'na hamd ederim.

[2]- Allah münezzehtir.

İkinci Rekat

Birinci rekât bittikten sonra namazın şekli bozulmadan veya namaz amellerine ara verilmeden ayağa kalkılır ve tekrar birinci rekâtta olduğu gibi Fatiha sûresi ve Kur'an surelerinden herhangi biri tam olarak okunur.

KUNUT

Günlük namazların ikinci rekatında Fatiha ve Kur'an surelerinden herhangi biri tam olarak okunduktan sonra rükûya gidilmeden önce ellerin yüz hizasına kaldırılması, avuçların göğe doğru açılarak yanyana tutulup dua edilmesi müstehaptır; bu amelin adına "kunut" denir. Kunutta baş parmak dışındaki parmakların birbirine bitiştirilmesi ve avuçların içine bakılması müstehaptır.

Kunutta şu dua okunabilir :

Rebbenâ âtina fid-dunya heseneten

ve fil-ahireti heseneten - ve kinâ ‘ezâb-en nâr. (Bakara 201. ayet)

Anlamı :

"Rabbimiz dünyada da iyilik ve güzellik ver bize, ahirette de iyilik ve güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru."

Cuma namazında iki kunut okunması müstehaptır. Bu kunutların birisi namazın birinci rekâtında rükûdan önce, diğeri ise namazın ikinci rekâtında rükûdan sonra okunur.

Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki: "Namazının kunutu uzun olan kişinin kıyamette hesaba çekilişi kolay olur." (Bihar-ül Envar c.82, s.199)

Kunuttan sonra birinci rekâtta olduğu gibi rükû ve secde yapılır.

Kunutla ilgili birkaç hüküm :

1- Cemaat namazı dışında kunutu yüksek sesle okumak müstehaptır.

2- Kunut unutularak okunmaz ve rûkuda farkına varılırsa, rûkudan sonra okunabilir.

3- Kunutta okunan duanın Arapça olması gerekmez; herhangi bir dille okunabilir.

Resim

Kunut okunurken

TEŞEHHÜD :

Namazın ikinci ve son rek’atında iki secdeden sonra kıbleye doğru oturularak teşehhüt okunur:

Eşhedu en lâ ilâhe illellâhu vehdehu lâ şerîke leh

Ve eşhedu enne Muhemmeden ‘ebduhu ve resûluh

Ellahumme selli ‘ela Muhemmedin ve âl-i Muhemmed

ANLAMI :

Şehadet ederim ki, Allah'tan başka kulluğa layık bir ilâh yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur.

Şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (Allah ona ve Ehlibeyti'ne rahmet etsin) O'nun kulu ve elçisidir.

Allah'ım! Hz. Muhammed ve Ehlibeyti'ne rahmet et.

Teşehhütten sonra namazın ikinci rekâtı da biter. Eğer sabah namazı gibi iki rekât olan bir namaz kılınıyorsa, teşehhütten sonra selâm verilerek namaz bitirilir.

Resim

Teşehhüt okunurken


SELAM :

Namazın son rekatında teşehhütten sonra selâm verilir. Selâm şöyle okunur:

Es-selâmu ‘eleyke eyyuhen-nebiyyu ve rehme-tullâhi ve berekâtuh

Es-selâmu ‘eleynâ ve ‘elâ ‘ibâdillâh-is sâlihîn

Es-selâmu ‘eleykum ve rehmetullâhi ve berekâtuh.

ANLAMI :

Selâm olsun sana ey Allah'ın peygamberi; Allah'ın rahmet ve bereketi senin üzerine olsun.

Selâm olsun bize ve Allah'ın iyi kullarına.

Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketleri siz müminlerin üzerine olsun.


Üçüncü Rekat (Tesbihatı Erbaa)

Eğer akşam namazı gibi üç rekât olan bir namaz kılınıyorsa, ikinci rekâtta teşehhüt okunduktan sonra selâm verilmeksizin üçüncü rekât için ayağa kalkılır. Namazın üçüncü rekâtı da ikinci rekât gibidir. Ancak üçüncü rekâtta bir sure ve kunut okunmaz; sadece bir defa Fatiha suresi veya üç defa tesbihat-ı erbaa zikri okunur. Sonra rükûya gidilir. Daha sonra secde yapılır. İki secdeden sonra oturulur teşehhüt ve selâm okunur ve böylece namaz bitmiş olur.

Tesbihat-ı Erbaa

Namazın üçüncü rekatında rükûya gidilmeden önce bir defa Fatiha suresi veya üç defa tesbihat-ı erbaa okunmalıdır. Tesbihat-ı erbaa şöyledir:

- Sübhanellahi - Velhemdu lillahi - Vela ilâhe illellahu - Vellahu ekber

Anlamı:

- Yüce Allah pâk ve münezzehtir - Bütün övgüler O'na mahsustur - Allah'tan başka kulluğa layık ilâh yoktur - O vasfedenlerin vasfından yücedir.

Dördüncü rekât

Eğer yatsı namazı gibi dört rekât olan bir namaz (öğle ve ikindi namazı) kılınıyorsa, üçüncü rekâtın iki secdesinden sonra teşehhüt ve selâm okunmadan dördüncü rekât için ayağa kalkılır. Üçüncü rekatta olduğu gibi Fatiha suresi veya üç defa tesbihat-ı erbaa okunduktan sonra rükû ve iki secde yapılır ve iki secdeden sonra oturularak teşehhüt ve selâm okunur ve böylece namaz bitmiş olur.

Hatırlatma

1- Namaz "Ellah-u Ekber"le başlar "selâm"la biter.

2- "Kunut" müstehap bir ameldir ve günlük namazların ikinci rekâtında Fatiha ve bir sure okunduktan sonra yapılır.

3- "Teşehhüt" namazın ikinci rekâtında ve son rekatında iki secdeden sonra okunur.

4- "Selâm" namazın bitişi olduğundan sadece namazın son rekâtında okunur.

Yani kısaca :

İki rekâtlık namazda sırasıyla şunlar yapılır:

1- Niyet ve Tekbir.
2- Kıraat (Fatiha suresi ve herhangi bir sureyi tam olarak okumak).
3- Rükû ve zikri
4- Kıyam (rükûdan doğrulmak).
5- İki secde ve zikirleri.
6- Kıraat.
7- Kunut okumak.
8- Rükû ve zikri.
9- İki secde ve zikirleri.
10- Teşehhüt.
11- Selam.

Üç rekâtlık namaz da şöyle kılınır:

İki rekâtlık namazda yapılan şeyler yerine getirilir. Ancak teşehhütten sonra selâm okunmadan ayağa kalkılır ve devamında şöyle yapılır:

1- Tesbihat-ı Erbaa 2- Rükû ve zikri 3- İki secde ve zikirleri 4- Teşehhüt 5- Selam.

Dört rekâtlık namaz ise şöyle kılınır:

Üç rekâtlık namazda yapılan şeyler yerine getirilir. Ancak teşehhütten sonra selâm okunmadan ayağa kalkılır ve devamında şöyle yapılır:

1- Tesbihat-ı Erbaa 2- Rükû ve zikri 3- İki secde ve zikri 4- Teşehhüt 5- Selam.


Âdâbına uygun olarak namaz nasıl kılınır ?

Namaz öncesi âlemlerin Rabbi olan Allâh’a yakınlık kastı ile güzel bir şekilde abdest alınır. Sonra, kılınacak namaz vakti girdiğinde, temiz ve üzerinde namaz kılınması münâsip olan bir şeyin üstünde, namaza başlamak üzere kıbleye yönelinir.

Üzerinde durulan yaygı, secde edilmesi câiz olmayan kumaş ve benzeri şeylerden îmâl edilmiş bir seccâde veya halı ve benzeri bir şey ise, secde mahalline, alnımıza gelecek şekilde topraktan yapılmış bir mühür (secde toprağı), düz taş, tahta, hasır ve kağıt parçası gibi temiz bir şey konulur.

Namazın farzı kılınacaksa, ayakta durularak, düzgün ve açık ifadelerle ve arada her hangi bir söz konuşulmadan hareketsiz bir halde kâmet getirilir.
Hangi vaktin namazı kılınacaksa o namaz için Allâh’a yakınlık amacıyla kalben niyet edilir. Mümkün ise dil ile de örneğin; “Bugünün öğle namazının dört rekatlık farzını Allâh rızâsı için kılmaya niyet ettim.” şeklinde, niyet ifade edilir.

Sâkin ve hareketsiz bir vaziyette kıyamda (ayakta) durulur. Namaza giriş tekbîri olan “Allâhu Ekber” cümlesini söylemek üzere eller yüz hizâsına kadar kaldırılarak tekbîr getirilir. Ve eller, esas duruştaki bir askerin duruşu gibi hazır ol vaziyetinde olacak şekilde yanlara salınır.

Eûzübesmele; yani “Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. çekilerek Fâtiha sûresi okunur. Sûre; her âyetin sonunda, âyetin sonuna gelindiğini belirtecek bir süre miktarı durularak tane-tane ve düzgün bir şekilde okunmalıdır.

Sûrenin sonunda “Elhamdu lillâhi Rabbil âlemîn” denilir ve besmele çekilerek tam bir sûre okumak üzere zamm-ı sûreye başlanır. Bu sûre de düzgün bir kırâat ile ve sükûnetle okunduktan sonra, eller yüz-kulak hizâsına kaldırılarak tekbîr getirilir ve rükûya gidilir.

Rükûda gereken zikir ve salavât okunduktan sonra yavaşça doğrulunarak “Semiallâhu limen hamideh, elhamdu lillâhi Rabbil âlemîn.” denilir. Beden sâkinleştikten sonra hareketsiz halde tekbîr getirilerek secdeye gidilir. Secdede zikirler ve salavât okunduktan sonra, doğrulunarak “Allâhu Ekber” denilir. Tekrar tekbîr getirilerek ikinci secdeye varılır, zikir ve salavâttan sonra doğrulunarak hafifçe oturulur. Ve sâkin bir halde iken tekbîr getirilerek ikinci rekatı kılmak üzere ayağa kalkılır.

İkinci rekatta da eûzübesmele ile Fâtiha ve zamm-ı sûre okunur. Rükûya gitmeden evvel tekbîr getirilerek eller bitişik vaziyette, avuç içi yukarı gelecek şekilde yüz hizâsına kadar kaldırılır ve kunût tutulur. Gereken duâ, zikir ve salavâtlar istenilen lisanla okunduktan sonra tekbîr getirilerek rükûya gidilir. İlk rekatta yapıldığı gibi ameller yerine getirilir ve ikinci secdeden sonra “teşehhüde” oturulur. Beden sakin bir durumda iken teşehhüd okunur.

Namaz iki rekatlık bir namaz ise (Sabah namazı ve sünnet namazları gibi), teşehhüdün peşinden baş hafifçe doğrultularak kıbleye doğru “selâm” verilir. Ve nihâyet, eller sünnet olduğu üzere üç kez tekbîr getirilerek yüz hizâsına kadar kaldırılır ve namazdan çıkılmış olur.

Üç rekatlı bir namazda ise, ikinci rekatın teşehhüdünden sonra, selâm verilmez. Tekbîr getirilerek veya “Bihavlillâhi ve kuvvetihi ekûmu ve ekudu” denilerek üçüncü rekata kalkılır. Kıyamda ya bir kez“Fâtiha” veya “Tesbîhâtı erbea”denilen zikir üç kez okunarak rükû ve secdeler yerine getirilir. İkinci rekatın sonunda ifade edildiği şekilde namaza son verilir.

Dört rekatlı namazdada, üçüncü rekattan sonra tekrar doğrulunarak hafifçe oturulur ve sâkin bir halde tekbîr getirilerek son rekata kalkılır. Üçüncü rekattaki gibi gereken ameller yerine getirilir. Rükû ve secdeden sonra teşehhüd, selâm ve üç tekbîr ile namazdan çıkılmış olur.

Ehl-i Beyt’e (a.s) bağlı bir Müslüman kılmış olduğu namazların akabinde, Hz. Peygamberin (a.s) Hz. Fâtıma (a.s) anamıza tavsiye ettiği ve Sünnî Müslüman kardeşlerimizin de titizlikle yerine getirmeye çalıştıkları “Tesbîhâtı”, (Otuz dört (34) kez Allâhu Ekber, otuz üç (33) kez Elhamdu lillâh, otuz üç (33) kez de Sübhânallâh) denir.

Ve mümkün olduğu kadar Kur’ân-ı Kerîm ve meâlini, ve her namazın arkasından okunulması özellikle tavsiye edilen duâları okumalı, hâcet ve ihtiyaçlarını, şükür ve niyazlarını ifâde eden yakarışlarını yapmalıdır. Çünkü kulluğun özü duâdır. Duâ; müminin silâhı ve belalara karşı bir kalkanıdır. Fikir, zikir ve şükür mümin olmanın nişânesidir.
Allahım bana adaletinle değil, merhametinle davran. İMAM ALİ (A.S)
alone_man
Mesajlar: 1769
Kayıt: 13 Oca 2008, 21:28

Mesaj gönderen alone_man »

teşkkür Allah razı olsun ama
ne yapsan boş bunlar yine namaz yok salat var derler oda duadır derler kalbleri ölmüş haberleri yok
Kullanıcı avatarı
MERDAN
Mesajlar: 956
Kayıt: 01 May 2007, 22:14

Mesaj gönderen MERDAN »

alone_man yazdı:teşkkür Allah razı olsun ama
ne yapsan boş bunlar yine namaz yok salat var derler oda duadır derler kalbleri ölmüş haberleri yok
Ahh dostum belli mi olur?
Allahtan ümid kesilmez. Tebliğ bizden hidayet Allahtandır.
Ola ki bunlarda birilerinin gözüne takılır da belki yüreğinin bir tarafında bi kıpırtı oluşur ve Allahın hidayet etmeye layık gördüğü birine denk gelir de bizde vesile olmuş oluruz inş.
Bir kişi bile olsa bizim için büyük kazançtır değil mi?
Naaparsın umud dünyası işte..
Allahım bana adaletinle değil, merhametinle davran. İMAM ALİ (A.S)
Muhammed
Mesajlar: 545
Kayıt: 29 Oca 2007, 11:41
Konum: Galu Bela...

Mesaj gönderen Muhammed »

inşallah Merdan hocam. tek dileğimiz budur. Allah razı olsun.
Resim
Resim
Zülfükaaar
Mesajlar: 214
Kayıt: 04 Eki 2008, 01:25
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Zülfükaaar »

Bu arada Caferi'lik diye bir Mazheb yoktur. Buna Fırka deseniz daha doğru olur. Allah(C.C) için kılınan namaz , şekli nasıl olursa olsun Allah(C.C) 'nin rızasını kazanmak için samimiyetle yapılıyorsa o namazdır. Ve Allah(C.C) kabul eder inşallah...
Fatır Suresi 5. Ayet :Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi
aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak)
aldatmasın.
Hasan Akça
Mesajlar: 1745
Kayıt: 05 May 2008, 22:02

Mesaj gönderen Hasan Akça »

Zülfükaaar yazdı:Bu arada Caferi'lik diye bir Mazheb yoktur. Buna Fırka deseniz daha doğru olur. Allah(C.C) için kılınan namaz , şekli nasıl olursa olsun Allah(C.C) 'nin rızasını kazanmak için samimiyetle yapılıyorsa o namazdır. Ve Allah(C.C) kabul eder inşallah...
1-tabi tabi 4 mezhep var ama onların hocasının mezhebi yok ne kadar akıllıca(sinsice)

2-Allahın namazını resülun sünnetine uygun kılacaksın keyfine göre değil
ali muhsin
Mesajlar: 3121
Kayıt: 24 Nis 2007, 18:41

Mesaj gönderen ali muhsin »

Zülfükaaar yazdı:Bu arada Caferi'lik diye bir Mazheb yoktur. Buna Fırka deseniz daha doğru olur. Allah(C.C) için kılınan namaz , şekli nasıl olursa olsun Allah(C.C) 'nin rızasını kazanmak için samimiyetle yapılıyorsa o namazdır. Ve Allah(C.C) kabul eder inşallah...
Sizler ,Ehli Beyt istihadina göre hareket etmdikce Imam Ali (as) min Imametini kabul etmedikce Peygamber (saa) min Islam Alemine birakmis oludugu Kuran ve Ehli Beyte Sahip cikmadikca Sizin ne namaziniz nede yapmis oldugunuz ibadetleriniz gecerli olur, isterseniz Yüz yil Namaz kilin 12 Imami tanimadikca herseyiniz Bostur !!! Bostur !!! Bostur !!!
heleki Peygamber (saa) min Torunlarindan olan imam Cafer Sadik (as) inkar edenin neyi kabul olurki ?!
3nokta
Mesajlar: 3381
Kayıt: 26 Ara 2006, 22:16
Konum: Meşhedi313

Mesaj gönderen 3nokta »

Sanki islamd mezhep diye bir şey var da mezhep mi fırka mı diye tartışlalım!!!
nokta koymuyoruz artık cümle sonlarına
noktayı koyacak olan sensin anlasana
. . .
Kullanıcı avatarı
MERDAN
Mesajlar: 956
Kayıt: 01 May 2007, 22:14

Mesaj gönderen MERDAN »

Zülfükaaar yazdı:Bu arada Caferi'lik diye bir Mazheb yoktur. Buna Fırka deseniz daha doğru olur.
Senin benim yada şunun bunun demesiyle bir mezhep varda olmaz yokta olmaz.

Bugün Dünyada 500 milyona yakın tabisi olan Caferilik için nasıl yok diyebilirsin ?

Aslında mezhep ile fırka sözcükleri arasında -Istılahi anlamda- fazla bir fark ta yoktur.

Fakat sen illede fırka diyeceksen de. Bu senin sorunundur.
Ama şunu iyi bil ki bu Caferilik Fırka-i Naciyedir. (kurtulan fırkadır)

'Fırka' sözcüğü, ayırmak, açıklayıp hükme bağlamak anlamına gelen 'fark' kökünden türemiştir. 'Fırka' sözlükte, bir grup insanın, diğerlerinden farklı bir cemaat olması demektir.

Ancak eğer sen bunu “bütünden ilk ayrılanlar” manasında ve Alevileri Caferileri Şiileri ayrılıkçılar diye ve suçlayıcı anlamda kullanırsan büyük vebal altına girmiş olursun. Çünki olay aslında genelde sünni kesimce bilinenin tam tersi şekilde tezahür etmiştir. Allah Resulü (s.a.a) hayatta iken bu ümmet bir bütün idi ve Resulullah (s.a.a) vefatından birkaç ay önce veda haccı dönüşünde “Gadir-i Humm” da –Allahın (cc) emriyle- bu ümmetin geleceğini İmam Ali (a.s) ın emin ellerine emanet ettiğini, yüzbini aşkın müslümana hitaben ilan ettiği halde, bu ilahi emre uymayarak, henüz aradan çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen, Hz. Ali (a) Peygamberimizin (s.a.a) cenaze defin işleriyle meşgulken, bunu adeta fırsat bilerek alelacele sakifede toplanıp Hz. Alinin (a) imamet hakkını çiğneyerek başkalarına biat edenler ve sonrada onlara tabi olanlar olmuştur esasen bütünden ilk ayrılanlar.

Evet biz sizden farklıyız. Biz Kuran ve Ehlibeyt (a.s) yolundayız. Dinde bizim temel referanslarımız Kuran, Hz. Peygamber (s.a.a) ve Hz. Ali (a.s) ile başlayan 12 İmamlarımızdır. Siz ise Ehlibeyt İmamlarının (a.s) İmametini inkar ediyorsunuz. İşte aramızdaki en önemli ayrılık budur.

Kavram olarak 'fırka', İslam tarihinde kendilerine mahsus siyasi ve itikadí görüşleri bulunan guruplara ve akımlara verilen bir isimdir. Mezhepler tarihinde daha çok itikadí mezhepler ve siyasi akımlar için kullanılmıştır.

İslam tarihinde amelde, itikat ve siyaset sahasında ortaya çıkmış düşünce okullarına yada gruplara genelde mezheb adı verilmektedir. Kelâm ve Mezhepler tarihinde ise 'mezheb' kavramı daha çok itikat konusunda ortaya çıkmış topluluklar için kullanılır. işte 'fırka' kavramı bu anlamdaki mezheb yerine kullanılan bir terimdir. 'Fırka'nın çoğulu 'firak'tır.

İslamdaki itikadí mezhebler konusunda yazılmış eserlerde de 'fırka' bu manada kullanılmıştır.

Kendilerine mezheb nisbet edilen hiç bir müctehid/alim 'ben mezheb kuruyorum' diye ortaya çıkmamıştır. Onların ictihadları ve fetvaları sonradan toplanmış, uygulanmış, benimsenmiş ve bu görüşler onlara nisbet edilmiştir. Böylece hanefí, malikí gibi amelí veya fıkhí mezhepler ortaya çıkmıştır.

Fakat bu gibi mezhepler için tarihte hiçbir zaman fırka sözcüğü kullanılmamıştır.
Allahım bana adaletinle değil, merhametinle davran. İMAM ALİ (A.S)
Zülfükaaar
Mesajlar: 214
Kayıt: 04 Eki 2008, 01:25
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen Zülfükaaar »

Ben İmam Cafer'in imametini nasıl inkar edebilirim. Böyle birşey mümkünmü? İmam Cafer ebu hanifenin hocasıdır.
Fatır Suresi 5. Ayet :Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi
aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak)
aldatmasın.
Cevapla

“Namaz” sayfasına dön